Açık Lise Sanat Tarihi 1 Ders Özeti

admin
Ocak 1, 2020

ÜNİTE 1 - SANAT TARİHİNE GİRİŞ 1 KONU - SANAT VE SANAT TÜRLERİ SANAT NEDİR?

Bir duygunun, düşüncenin veya güzelliğin ifade edilme yöntemidir. İlk sanat eserlerinin ortaya çıkışı, ihtiyaçları karşılamak içindir.

SANAT TARİHİ NEDİR?

Sanat Tarihi, sanatın tarihsel gelişimini inceleyen bilim dalıdır. Sanat eserinin; en önemli özelliği bir tane olmasıdır, taklit ve kopyalar sanat eseri değildir. Zanaat; ise insanların ihtiyaçlarını karşılayıp, para kazanmak amacıyla yapılan aşçılık, marangozluk, dokumacılık, duvarcılık gibi işlerdir.

2 KONU - SANAT TÜRLERİ

PLASTİK SANATLAR

Çamur, kil, alçı, taş, mermer vs. gibi biçimlendirilebilen ve kalıplandırılabilen her tür malzemeden yapılan sanatların hepsidir.

Resim: Yüzey üzerine çizgilerle, renklerle bir düşüncenin, duygunun estetik anlayışla hayata geçirilmesidir. İlk resimler mağara duvarlarına çizilmiştir.

Heykel: Taş, tunç, bakır, kil, alçı gibi malzemelerden yontularak veya kalıba dökülüp biçimlendirilerek yapılan dört boyutlu sanat eseridir.

Mimari: İnsanların kişisel, toplumsal, kültürel, ekonomik ihtiyaçlarına karşılık verecek nitelikte ortamlar, mekanlar yaratma sanatıdır.

FONETİK SANATLAR

İşitme duyusuna ve duygusuna seslenen müzik, edebiyat gibi sanatlardır.

Müzik: Duygu ve düşünceleri ifade eden seslerin düzenlenmesi sanatıdır. İlk ürünler ilkel insanın doğadaki sesleri taklit etmesiyle başlamıştır. Müzik, bütün dünyada evrensel bir dil olarak ele alınır.

Edebiyat: Olay, düşünce, duygu ve hayallerin sözlü veya yazılı olarak anlatılmasıdır.

RİTMİK VE DRAMATİK SANATLAR

İnsanın kendini veya bir olayı anlattığı sanatlardır.

Dans: Müziğin temposuna uyarak yapılan, estetik değer taşıyan vücut hareketleri bütünüdür.

Bale: Dansa ve müziğe dayalı sahne gösterisidir.

Opera: Genellikle tarihî veya mitolojik konulu, sözlerinin çoğunluğu şarkılı olarak söylenen müzikli tiyatro sanatıdır.

Tiyatro: Bir sahnede, seyirciler önünde oyuncuların sergilemesi amacıyla yazılmış oyunlardır.

KÜLTÜR – SANAT İLİŞKİSİ

Kültür, bir toplumun sahip olduğu maddi ve manevi birikimlerin tamamıdır. Kültür, hayatın akışı ile ilgilidir. Bu nedenle sanat ve kültür iç içedir. İnsanlar sanatı kültürle birlikte gelecek kuşaklara aktarır.

SANAT – TOPLUM İLİŞKİSİ

Sanatçı içinde yaşadığı toplumdan etkilenir ve ürettiği eserlerle de toplumu yansıtır. Sanatçı toplumdan beslenir, bu nedenle sanatçı ile toplum etkileşim halindedir. Yenilikler, gelişmeler, yeni buluşlar daima sanatta yeni ufuklar açar.

3 KONU - SANAT TARİHİNİN DİĞER BİLİM DALLARIYLA İLİŞKİSİ

Tarih: Sanatın geçmişini inceleyen sanat tarihi bu çalışmalarını yaparken tarih bilimiyle ayrılmaz bir bütündür.

Coğrafya: İnsanoğlunun yaptığı eserler, objeler, yapılar, yaşadığı doğal çevreyle ilgilidir. Bu yüzden Coğrafya ve Sanat Tarihi ilişki içindedir.

Arkeoloji: Toprak veya su altında kalmış, geçmiş uygarlıklara ait tarihî kalıntıların ve eserlerin yerlerini belirleyip, ortaya çıkarıp değerlendirilmesiyle ilgili bilim dalıdır. Bu yüzden Sanat Tarihi açısından temel bilimlerden biridir.

Arkeometri: Kronolojik araştırmaların uygulamasını yapan yeni bir bilim dalıdır.

Antropoloji: İnsanın fiziki yapısını sistemli ve karşılaştırmalı olarak inceleyip, insan ırkını sınıflandırır.

Paleografya: Eski yazıların okunmasını sağlayan bilim dalıdır. Yazıların tür ve şekillerini inceler.

Epigrafi: Kitabeleri okuyup araştırır ve yorumlar.

Nümizmatik: Geçmişte basılmış olan sikkeleri inceler, üzerlerindeki yazı ve tasvirler o dönem hakkında bilgi toplamaya çalışır.

Etnoğrafya: Toplumların öz kültürlerini inceler

Filoloji: Dil bilimidir. Dünya üzerinde var olan dilleri inceler.

SANAT ESERLERİNİN KORUNMASININ ÖNEMİ

Sanat eserleri geçmiş uygarlıkların, toplumsal, siyasal ve diğer konularda tüm özelliklerini yansıtan belgeler olduğu için korunması gerekir. Bu eserler bizi etkilemiş olan önceki kültürlerin günümüzdeki izleridir. Sanat eserlerini koruyabildiğimiz oranda geçmişle, geleceğin bağlantısını kurabiliriz. Bacasız sanayi olarak kabul edilen turizm sektörünün en büyük kaynağı, o ülkede bulunan sanat eserleridir.

4 KONU - DÜNYA’NIN YEDİ HARİKASI

Eski Yunanlı yazarlardan Makedonyalı Antipatros dünyada bulunan olağanüstü nitelikteki yedi yapıtı sıralamıştı. Bu yapıtlara Dünyanın Yedi Harikası adı verilmişti.

PİRAMİTLER: Gize’de Keops, Kefren ve Mikerinos için yapılan bu piramitler bugün de görülebilmektedir.

BABİL’İN ASMA BAHÇELERİ: MÖ 600 yıllarında Babil Kralı Nabukadnezar’ın yaptırdığı bahçelerdir. Bahçeler, bir piramit oluşturabilecek biçimde taraçalar halinde yükselmekteydi ve her taraçaya dünyanın dört bir tarafından getirilen ağaç ve çiçekler dikilmişti.

ZEUS HEYKELİ: Ünlü Yunanlı heykelci Phidias Yunanistan’ da Olympia’daki Zeus Tapınağı için yaptığı 12 metre yüksekliğinde, görkemli bir heykeldi.

ARTEMİS TAPINAĞI: Tanrıça Artemis adına Efes’te yaptırılan tapınaklardan beşincisidir. Tapınağın içinde, heykeltıraş Phidias ve Praksiteles de aralarında olmak üzere, birçok Yunanlı sanatçının en yetkin yapıtları bulunur.

MAUSOLEİON: Bodrum’da MÖ 353’te ölen Karya Kralı Mausolos için eşi Kraliçe Artemisia’nın yüklü bir para ödeyerek yaptırdığı anıt mezardır.

RODOS HEYKELİ: Güneş Tanrısı Helios’a ait tunçtan yapılma dev bir heykeldir. Rodos Limanı’nın ağzında bulunmaktaydı ancak sanıldığı gibi heykelin bacakları arasından gemiler geçmiyordu.

İSKENDERİYE FENERİ: Bu büyük deniz feneri, daha sonra ana kara ile birleşen Pharos Adası’nda MÖ 280 yıllarında yapılmıştı.

ÜNİTE 2 - TARİH ÖNCESİ ÇAĞLARDA ANADOLU

PREHİSTORYA: Yazının bulunup kullanılmasından önceki devirlere PREHİSTORYA (TARİH ÖNCESİ DEVİRLER) adı verilir. İnsanlığın yeryüzünde görülmesiyle başlar. Yazı olmadığı için bu dönem ilkel insanların bıraktıkları kalıntı ve izlerden anlaşılır.

Paleolitik Çağ (~ MÖ 2.000.000 –MÖ 10000)

Tarih çağları içinde en uzun süre devam eden çağdır. Bazı kaynaklarda Buzul Çağı olarak da adlandırılır. İnsanın gelişimi ve değişimi çok yavaş olduğu için bu çağ uzun sürmüştür. Homoneanderthalensis, ilk insandünya üzerinde görüldüğü andan itibaren hayvanları yakalayıp öldürerek ve bitki toplayarak yaşamıştır. Bu çağın sonlarına doğru ateş bulunmuştur. Çağın çok ilerleyen zamanlarında taştan birbirine sürterek sivri aletler yapmış ve avlanmaya başlamışlardır. Bu dönemde taştan ve kemikten aletler yapmışlardır ki ilk taş balta, bunun örneklerinden biridir. Ankara, Çubuk; Antalya ,Karain, Beldibi, Belbaşı, Öküzini Mağaraları, Paleolitik Çağ’ın en bilinen yerleşim yerleridir.

Mezolitik Çağ (MÖ 10.000-MÖ 8000)

Yaşam biçimi olarak Paleolitik Çağ’a oranla büyük değişiklik göstermez. Çağın en özgün buluntuları arasında mikrolit adı verilen çakmak taşından yapılan küçük aletlerdir. Mağaralarda yaşam devam etmiştir. Duvarlara çoğunlukla hayvan figürleri ve av resimleri yapılmıştır. İdol adı verilen küçük heykelciklere de bu çağda rastlanmıştır.

Neolitik Çağ (MÖ 8000-MÖ 5500)

İnsanın üretici yaşama geçtiği dönemdir. Bitki ve hayvan türleri evcilleştirilmiş, yerleşik yaşam başlamış, ilk köyler ve kentler kurulmuştur.

Höyük: Tarihte ilk çağdan itibaren medeniyetlerin kurulup yıkılmasıyla oluşan doğal tepelerdir. Höyüklerde en alttaki tabaka en eski tarihi ve medeniyeti ifade eder. Üste çıkıldıkça tarih yeniye gider. Höyüklerdeki  tabakalaşmaya stratigrafi adı verilir.

Konya-Çatalhöyük yapı türleri ve diğer buluntular açısından diğer yerleşimlerden farklılık gösterir. İlk köy ve kent oluşumu Çatalhöyük’tedir. Megaron adı verilen taş temelli, kerpiç duvarlı, düz damlı evler ilk kez Çatalhöyük’te görülür. Ana Tanrıça Kybele heykelcikleri inanç sisteminin gelişmeye başladığının gösterir. Takas yoluyla ticaret ilk kez bu çağda görülür.

Kalkolitik Çağ (Taş-Bakır Çağı MÖ 5500-MÖ 3000)

Çağın en büyük özelliği hem tarih öncesi dönem hem de yazılı tarih devirlerini barındırmasıdır. Asur ticaret kolonileri, Mezopotamya’dan Kayseri civarına Kaniş Karum denilen bölgeye yerleşip yazıyı öğretmişler, böylece Anadolu’da yazılı tarih devirleri başlamıştır. Tarımsal üretim iyice hız kazanmış, ticaret gelişmiş, yapılan kap kacağın üzeri boya ile süslenmiştir. Süsleme ve estetik duygunun gelişmeye başladığının bir göstergesidir.

Maden Çağları (MÖ 3000-MÖ 1200)

Bakır Çağı , Tunç Çağı, Demir Çağından meydana gelir. Kalkolitik Çağ’ın devamı niteliğindedir. Kalkolitik Çağ’ın son dönemleri Maden Çağları içine girer. Bakır Çağı döneminde takı, bakır kap kacak gibi eşyalar yapıldı. Daha sonra bakır, çinko ve kalay karışımı olan tunç elde edilmiş, silah ve av aletleri yapılmıştır. Çağın sonuna doğru demir çıkarılabilmiş ve işlenmiştir. Ölü gömme geleneği ve mezar yapımı başlamıştır. Çömlekçi çarkı ilk kez bu dönemde kullanılmıştır. Maden Çağlarına ait Anadolu’da çok önemli höyükler vardır. 1938 yılında Atatürk’ün emriyle Çorum yakınlarındaki Alacahöyük kazılmıştır. Maden Çağı’na ait olup, Arkeoloji açısından en önemli höyük Çanakkale’deki Truva’dır. 9 kültür katı vardır. Anadolu ve dünyanın en zengin höyüğüdür. Bu yerleşim Homeros Destanı’na da konu olmuştur.

ÜNİTE 3 - İLK ÇAĞ’DA DOĞU AKDENİZ HAVZASI UYGARLIKLARI VE BİZANS 1 KONU - ANADOLU UYGARLIKLARI VE SANATI

HİTİT SANATI (MÖ 1800 – MÖ 700)

Anadolu Yarımadası’nın bilinen ilk adı Hatti Ülkesi’dir. Hititlerin izlerine ilk kez Kayseri yakınlarındaki Kültepe’de rastlanır. Alişar, Alacahöyük, Konya,Karahöyük; Acemhöyük ve Eskiyapar’da Hitit kültürüne ait eserler barındırır. Başkentleri Hattuşaş (Boğazköy) tır. Bazı kaynaklarda Eti Medeniyeti olarak da geçer.

Mimari: Hititler şehirlerinin etrafını sağlam surlarla çevirmişlerdir. Bu surlarda şehirlere giriş çıkışı sağlayan Potern adı verilen yer altı geçitleri yapmışlardır. Hattuşaş’ta irili ufaklı yaklaşık 24 tane tapınak vardır. Hititlerin çok tanrılı olmasının bunda etkisi büyüktür. Hitit saraylarının kapılarında koruyuculuğuna inanılan arslan heykelleri vardır.

Heykel ve Kabartma: Anadolu’da anıtsal heykel sanatı Hititlerle başlar. İnsan başlı, arslan gövdeli heykellere Sfenks denir.

FRİGYA SANATI (MÖ 750 – MÖ 300)

Frigler; Balkan kökenli bir kavimdir. Başkentleri bugünkü Polatlı yakınlarındaki Gordion’dur. En parlak dönemlerini Kral Midas zamanında yaşamışlardır. Maden, ağaç işçiliği ve dokumacılıkta üstün eserler yaratmışlardır.

Mimari: Evleri ağaçtandır ve megaron şeklindedir. Frigler ölülerini ya kayalara oyulmuş mezarlara ya da Tümülüs adı verilen üzeri toprak yığınıyla örtülü, yer altında mezar odası bulunan yığma mezarlara gömmüşlerdir.

Heykel: Ana Tanrıça Kybele heykelcikleri ve sfenksler yapmışlardır.

Küçük Sanat Eserleri: Friglerin üzeri süslemeli vazoları ve uzun kulplu kandil kapları ünlüdür. r. Ayrıca Tümülüslerde ele geçen mobilya parçaları başarılarını gösterir. Friglerin tapates adı verilen kilim dokumaları Anadolu halıcılığına temeldir. Frigler fibula adı verilen ilk çengelli iğneleri de yapmışlardır.

LİDYA SANATI (MÖ 687-MÖ 546)

Manisa, Denizli, İzmir başta olmak üzere Ege bölgesi üzerinde kurulmuştur. Başkenti Sardes (Salihli) dir. Lidya tümülüsleriyle ünlüdür. Lidya bölgesi çok önemli bir ticaret yolunun başlangıcıdır.

Küçük Sanat Eserleri: Lidyalıların küçük fildişi heykelcikleri ve seramikleri önemlidir. Parayı ilk icat eden ve kullanan toplumdur. İlk paraya elektron adı verilir.

URARTU SANATI (MÖ 900 – MÖ 600)

Doğu Anadolu’da hüküm sürmüş bir uygarlıktır. Tuşpa (Van) başkentidir.

Mimari: Urartu mimarisi anıtsaldır, gelişmiş bir mimaridir. Saraylarında apadana adı verilen çok sütunlu salonları bulunur. Çavuştepe Kalesi, Urartu mimarisinin en önemli örneklerinden biridir. Urartu tapınaklarının en önemlisi Patnos-Aznavurtepe Tapınağı’dır.

Küçük Sanat Eserleri: Kaya kabartmaları, duvar freskleri, mühür, tunçtan yapılan madeni eşya ve kazanlar geniş yer kaplar.

MEZOPOTAMYA: Güneydoğu Anadolu bölgesinden başlayarak Basra Körfezi’ne kadar uzanan Dicle ve Fırat Nehirleri arasında kalan bölgeye denir.
SÜMERLER

Sümer Mimarisi: Sümerler Asya kökenli bir kavimdir. Tarımı geliştirmişler ve madenleri işlemişlerdir. Büyük şehirleri vardır. Ayrıca çivi yazısını da bulmuşlardır. Sümer tapınaklarına ziggurat adı verilir. Ziggurat; üst üste oturmuş taraçalardan oluşan kule tapınaklardır. Mezar yapımı fazla önemsenmemiştir. Kral mezarları bile dikdörtgen odalar ve bu odalara giden geçitlerden oluşur.

Heykel ve Kabartma Sanatı: Heykeller hareketsizdir. Tanrıların, kralların ve önemli devlet adamlarının heykelleri yapılmıştır. En önemli kabartmalardan biri Akbabalar Steli’dir.

Küçük El Sanatları: Mühürlere çok sık rastlanır. Ayrıca altın, gümüş, bakır eserler; müzik aletleri, miğferler, silahlar önemli parçalardır.

MISIR SANATI

Mısır’da Tarih öncesi çağlardan başlayarak Nil Vadisi’nde gelişen bazı kültürler vardır.

MİMARİ

Mısır mimarisinde ayakta kalabilen yapıların büyük kısmı dini yapılardır. Mısırlılar öldükten sonra dirilişe ve asıl yaşamın ölümden sonra başladığına inandıkları için cesetlerini iyi korumuşlar, tapınak ve mezarlarını taştan ve sağlam yapmışlardır.

Tapınaklar: İlk tapınaklar güneş tanrısı Ra için yapılmıştır. İmparatorluğun güçlenmesiyle, kayalıklar oyularak büyük tapınaklar inşa edilmiştir.

Mezarlar: Mısır’da ilk mezarlar çukur şeklindedir. Daha sonra mastaba adı verilen tek bir basamaktan oluşan mezarlar yapılmıştır. Mastabalardan sonra piramitler mezar anıtı olarak karşımıza çıkar. Dünyanın 7 harikasından biri olarak nitelenen Gize’ deki Keops, Kefren ve Mikerinos Piramitleri ise dünya sanatı ve tarihi açısından çok önemlidir.

Saraylar: Mısır saraylarının çoğunluğu günümüze gelememiştir.

Heykel ve Resim Sanatı: Mısır heykelleri taş, ahşap, kemik ve madenden yapılmıştır. Genellikle firavun ve ailesine ait kişilerle, yüksek sosyal sınıftan insanların heykelleri yapılmıştır.

Frontal Duruş: Mısır heykel sanatında, ağırlığın iki ayağa eşit olarak dağıldığı dik duruşa denir.

Resim Sanatı: Tapınakların koridorlarında, tapınma odalarında, piramitlerin mezar odalarında duvar freskleri bulunur. Bu fresklerde konular çoğunlukla firavun ve ailesinin yaşantısıdır. Mısır resimlerinde görülen bir özellik vardır ki baş ve ayak profilden (yandan), vücut ise cepheden gösterilir.

Papirüs: Eski çağlarda otsu bir bitkinin gövdesinden hazırlanan yazı kâğıdıdır.

YUNAN SANATI

Batı Anadolu’da kurulan ve polis olarak da adlandırılan şehir devletlerinin yarattığı kültür Yunan sanatına öncülük etmiştir.

Mimarlık: Yunan sanatının en önemli yapı tipi tapınaklardır. Eski Yunan’ da şehirlerin etrafı surlarla çevrilidir. Genellikle arka planda akropol adı verilen yüksek bir tepe ve tepede tapınak yer alır. Yunan mimarisinin en önemli yapı tiplerinden biri tiyatrodur. İzmir Selçuk’ta bulunan Efes Antik Tiyatrosu önemli bir örnektir. Eski Yunan’da şehirlerin merkezlerinde yer alan pazar yeri agoralardır. Şehir meclisi binası ise Bleuoterion’dur. Gençler Gymnasium’da spor yapar ve eğitim görürler.

Heykel ve Kabartma: Eski Yunan’da heykeller başlangıçta kemik, kil, fildişi ve tunç gibi malzemelerden daha sonra da mermerden yapılmıştır. İnsan vücudu gerçek anatomiye göre yapılmıştır.

ROMA SANATI

Bugünkü İtalya’nın kuzeyinde Latium bölgesinde birkaç köyden oluşarak kurulan eski Roma, daha sonra bütün Akdeniz ülkelerine hâkim olan bir İlk Çağ devleti ve imparatorluk hâline gelmiştir. Romalılar tarihte pek çok ülkenin dilini, edebiyatını, yasalarını, yönetim biçimini ve mimarlığını etkilemiştir. Romalılar kendileri gittikleri bölgeleri kültürel olarak etkilemişler ancak kendileri de fethettikleri Avrupa, Afrika, Asya kıtalarındaki kültürlerden etkilenmişlerdir.

Mimarlık: Roma sanatında en başarılı alan mimarlıktır. Bunda kireç harcının kullanılmasının etkisi büyüktür.

Yapı çeşitleri şöyle sıralanabilir:

  • Tapınaklar: İlk kez yuvarlak planlı tapınaklar yapılmıştır. Roma şehrindeki Pantheon en önemli örnektir.
  • Tiyatrolar: Roma tiyatroları çoğunlukla sütun ve kemerler üzerine inşa edilmiştir. Anadolu’ da Roma tiyatrolarına verebilecek çok güzel örnekler vardır ki Antalya Aspendos Tiyatrosudur.
  • Amfitiyatrolar: Gladyatör ve vahşi hayvan mücadelelerinin yapıldığı Roma mimarisine özgü yapılardır. Roma’ daki Coloseum dünyaca ünlüdür
  • Forumlar: Roma İmparatorluğu’nda halkın toplandığı, çeşitli sorunların görüşüldüğü açık meydanlardır.
  • Bazilikalar: Genellikle içinde mahkemelerin ve resmî ofislerin bulunduğu, halkın alışveriş yaptığı yapılardır.
  • Hamamlar: Roma hamamları inşaat tekniği açısından çok önemlidir. Suyun uzaklardan getirilebilmesi için su kemerleri, biriktirilebilmesi için sarnıçlar da yapılmıştır.
  • Su kemerleri: Roma’da su çok önemlidir. Bu nedenle su kemerleri önemli yapılardır.

Heykel ve Kabartma Sanatı: Romalılar, Yunan heykellerinin kopyalarını yapmışlardır. Bunlar başarılı kopyalardır ve bahçeleri, meydanları süslemek amacıyla yapılmışlardır.

2 KONU - BİZANS UYGARLIĞI VE SANATI Mimari

Bizans dini mimarisi dendiği zaman yapı zenginliğinin çok olduğunu görürüz ancak İstanbul’ daki Ayasofya Camii ayrı bir öneme sahiptir.

Ayasofya: Dünya mimarlık tarihinin ayakta kalmış en önemli anıtları arasında yer alır. Doğu Roma İmparatorluğu’nun İstanbul’ da yaptığı en büyük kilisedir ve aynı yerde üç kez inşa edilmiştir. Fatih Sultan Mehmet’ in İstanbul’u fethiyle camiye çevrilmiş.

Obelisk: Dikilitaş anlamına gelir.

Küçük El Sanatları: Altın taç, altın ve gümüş sürahiler, kadehler, fildişi kabartmalar, Bizans el yazmaları ve kumaşları küçük sanat eserleri arasında sayılabilir.

ÜNİTE 4 - AVRUPA SANATI 1 KONU - ROMAN SANATI Orta Çağ’da kilise ve din adamları oldukça etkilidir. Bu dönemde kilise yapımı ilk sıradadır. Orta Çağ Avrupa’sında yaşanan bu karanlık dönem skolastik düşüncenin egemen olduğu bir süreçtir.

SKOLASTİK DÜŞÜNCE (SKOLASTİK FELSEFE): İnanç ve bilgiyi, bilimi kiliseyle dinle uyumlu hâle getirmeye çalışan Orta Çağ’a ait felsefedir.

ŞAPEL: Küçük kilise

KİLİSE: Hristiyan ibadethanesi

KATEDRAL: Büyük ve gösterişli kilise

GOTİK SANATI

Roman sanatının sonlarına doğru Orta Çağ’ın düşünce sistemi olan skolastik felsefeden kopuş başlamış bu da Gotik sanatı hazırlayan temel unsur olmuştur. Öncü ülke Fransa’dır. Yapılarda yükseklik ve ferahlık vardır. Daha çok aydınlanma penceresi kullanılmıştır.

Paye: Duvar destek elemanı.

Kemer: Üzerine binen örtü sisteminin ağırlığını taşıyıcılara aktaran kavisli, bağlayıcı mimari elemandır.

Vitray: Renkli camlarla yapılan bezeme, süslemedir.

Portal: Ana kapı

Gül Pencere: Roman ve Gotik mimaride katedrallerin ön cephelerinde girişin üstünde yer alan daire biçiminde vitraylı penceredir.

2 KONU - RÖNESANS SANATI

Rönesans Nedir?

Yeniden doğuş anlamındadır. İtalya’da ortaya çıkıp, bütün Avrupa ülkelerini etkilemiştir. İnsan sevgisini temele alır. Rönesans; bilimde, sanatta, edebiyatta, sosyal hayatta; kısacası hayatın her alanında yaşanan aydınlanma ve köklü değişikliklerdir.

Rönesans’ı Hazırlayan Nedenler

  • Sanat hareketlerinin üst seviyeye çıkması
  • Fikirlerin rahatça söylenmesi
  • Matbaanın bulunmasıyla, yeni buluşların ve fikirlerin her tarafa daha çabuk yayılması
  • Coğrafi keşifler sonucu zenginliğin artması ve sanattan zevk alan burjuva sınıfının doğması
  • Fikir ve sanat insanlarını destekleyen ailelerin artması
  • İtalya’ya göç eden bilim adamlarının Müslüman toplumdan edindikleri bilgileri kullanmaları

Mimarlık: Mimaride özellikle Antik Çağ incelenmiş ve mimari elemanlarından yararlanılmıştır. Yapılarda altın orana önem verilmiştir. Halkın ihtiyacını karşılayacak sosyal yapılar inşa edilmiştir.

Pieta: Ölü İsa’nın annesi Meryem’in kucağındaki tasviridir.

Madonna: Bebek İsa’nın annesi Meryem’in kucağındaki tasviridir.

Heykel: Rönesans Dönemi’nde heykeltıraşlık mimarlıktan daha hızlı gelişmiştir. İnsan heykelleri ön plandadır. Tevrat ve İncil’den alınan dinî konuların yanı sıra, önemli kahramanlarda heykel ve kabartmalara konu olmuştur.

Resim: Rönesans resminde perspektif (derinlik) önemli bir özelliktir. Olayın geçtiği mekan önemlidir. Koyu renklerin yanında canlı renkler de kullanılmıştır. Yağlı boya tekniği geliştirilmiştir.

Sanatçılar ve Eserleri

Mimarlık

 Brunelleski: Floransa Katedrali’nin Kubbesi, Öksüzler Yurdu

Alberti: Rucelai Sarayı

Bramante: Mabetçik (Tempietto)

Michelangelo: Roma St. Peter Kilisesi, Fransa Kapitol Meydan, Pieta ve Musa Heykeli

Heykel

Ghiberti: Floransa Vaftizhanesinin bronz kabartmaları

Donatello: Gattemelato Atlı Heykeli

Leonardo Da Vinci: Milano’da bir heykel çalışması

Resim

Ghiotto: Altın Kapıda Karşılama

Leonardo Da Vinci: Mona Lisa, Son Akşam Yemeği

3 KONU - BAROK SANATI

İtalya’da doğmuştur ancak barok sanata geçmeden önce, 1520- 1580 yılları arasını kapsayan Rönesans’tan barok sanata geçiş dönemi vardır ki bu döneme Maniyerizm denir. Bu dönemde Rönesans’ın katı kuralları yavaş yavaş reddedilmeye başlanmıştır. Natürmort  ve manzara resmi ilk kez bu dönemde görülür.

Barok Sanat: Eserlerde anlatım oldukça abartılıdır. Çok yoğun süslemeli mimari yapıların bol olduğu bir sanat dönemidir.

Resim: Barok dönem resimlerinde çoğunlukla din adamlarının hayatı, mitolojik konular, kahramanlık öyküleri ve ünlü ailelerin tarihi işlenmiştir.

Heykel: Barok heykelleri hareketli yani dinamiktir. Çoğunlukla mermer malzeme kullanılmış ve üzeri cilalanmıştır.

Mimari: Bu dönem sarayın merkezi yönetiminin etkili olduğu bir süreçtir. Kralın Fransa’daki Versailles sarayı bu gücün sembolüdür. Şato ve saray mimarisi ağırlıktadır. Taş ve mermer malzeme kullanılmıştır. Süslemeler abartılı ve gösterişlidir. Barok üslup İtalya’da çok gelişmiştir.

Sanatçılar ve Eserleri

Resim

Caravaccio: Meryem, çocuk İsa ve Azize Anna

Rubens: İsabella Brant’ın Portresi

Rembrant: Anatomi Dersi, Gece Nöbeti

Heykel

Bernini: Apollon ve Daphne, Roma’da Dört Irmak Çeşmesi

Mimari

Borromini: Roma San Carlo Kilisesi

  1. YÜZYIL SONRASI SANAT AKIMLARI

Neoklasisizm: 18. yüzyılın ikinci yarısında barok ve rokoko üsluplarına bir tepki olarak doğmuştur. Önce Avrupa’da başlamış, sonra Amerika’ya kadar yayılmıştır.

  • Rokoko : 1715-1774 yılları arasında Avrupa’da Aydınlanma Çağı’nda ortaya çıkan bir süsleme üslubudur.
  • Mimarlık: Eski Yunan ve Roma tapınak planları, sütunlar, kubbeler sıklıkla kullanılmıştır.
  • Heykel: Çok az eser vardır. Beyaz mermer kullanılmıştır.
  • Resim: Pek gelişme görülmez. Konular Antik Çağ ve Yunan mitolojisi ile alakalıdır.

Romantizm: 18. yüzyıl sonlarında İngiltere’de doğmuş bir sanat akımıdır. Edebiyatta ve resimde çok etkili olmuştur. 1789 Fransız Devrimi sonucunda gelişen özgürlük ve heyecan bu akımın doğuşunda etkilidir. Duygular ağır basar.

Realizm: Gerçekçilik akımıdır. Günlük yaşam ve sorunlar olduğu gibi ve ayrıntılarıyla anlatılır.

Empresyonizm (İzlenimcilik): 19. yüzyılda ortaya çıkmış ve bütün sanat dallarını etkilemiştir. Herhangi bir nesnenin, bir olayın doğrudan doğruya anlatılması değil de onun bıraktığı etki ve duyguların, izlenimlerin anlatılmasıdır.

Fovizm: 19. yüzyılın sonlarında gerçekçi canlandırmalara karşı çıkış başlamıştır. Çiğ ve bağıran renklerin kullanıldığı bu akım da modern resim akımlarından biridir.

Kübizm: İzlenimciliğe tepki olarak çıkmıştır. Nesne ve varlıklar geometrik şekillerle anlatılır.

Fütürizm: 1910-1930 yılları arasında İtalya’da gelişmiştir. Gelecekçilik anlamına gelir. Endüstrinin gelişmesiyle bu akım hız kazanmıştır.

Ekspresyonizm (Dışavurumculuk): Duyguların ve iç dünyanın ön plana çıktığı 20. yy. sanat akımıdır. Politik iktidarsızlık ve ekonomik çöküntü ortamında Almanya’da ortaya çıkmıştır. İnsanların iç dünyasını açığa çıkaran bir akımdır.

Metafizik: Düş ve bilinçaltının dışa vurumudur. 1. Dünya Savaşı’nın getirdiği sıkıntılı, huzursuzluk ve yalnızlık metafizik resim için ilham kaynağı olmuştur.

Dadaizm (Kuralsızlık): Sanatta, anlatımda hiçbir kural tanımayan, başıboş bir yöntem izleyen akımdır.

Sürrealizm: Gerçeküstücülük olarak da bilinir. Figürler asla gerçek görüntülerine uygun değildir.

Pop Art: Gelişen sanayiye bağlı olarak artan üretimin pazarlanması amacıyla reklam kampanyalarının oluşturulması gerekmiş, afiş ve tanıtım çalışmaları sonucu bu akım doğmuştur

Açık Lise 1. Dönem Kayıt Yenileme Son Gün
09 - EKİM - 2020