Açık Lise Sanat Tarihi 2 Ders Özeti

admin
Aralık 29, 2019

ÜNİTE 1 - ORTA ASYA TÜRK SANATI 1 KONU - ORTA ASYA TÜRK DEVLETLERİNİN SANATI Orta Asya; Türklerin ana yurdudur. Doğu’da Kingan Dağları, batıda Hazar Denizi, kuzeyde Sibirya, güneyde Hindikuş ve Karanlık Dağları’yla çevrili bölgedir. Göçebe olarak yaşayan eski Türklerde at, hayatın önemli bir parçasıydı. Türkler yazın yaylak kışın kışlakta yaşardı. Eski Türk Medeniyeti Atlı Bozkır Kültür ve Medeniyeti olarak nitelenir.

HUN SANATI

Hunlar, Orta Asya’da kurulan, tarihteki ilk Türk devletidir. Hun sanatına ait eserlere kurganlarda yapılan kazılarda rastlanmıştır.

Mimari

Sibirya’da, Altay Dağları eteklerinde Pazırık adı verilen bölgede yapılan kazılarda, çok sayıda kurgan ortaya çıkarılmıştır.

KURGAN: Kütüklerden, ahşap yığma tekniği ile yapılmış bir mezar odasını gizleyen toprak yığını. Anadolu’daki Tümülüslere büyük benzerlik gösterir. Kurganlarda maden, ahşap ve el dokuması pek çok eser ele geçirilmiştir.

Küçük El Sanatları

Hun el sanatlarına ait örnekler Altay Dağları eteklerindeki kurganlarda yapılan kazılarda ortaya çıkarılmıştır. Ağaç, kemik, taş, deri, keçe ve dokuma üzerine çeşitli figürler işlemişlerdir. Bu figürlerin başlıcaları; geyik, kartal, dağ keçisi, aslan ve grifondur.

GRİFON: Kartal başlı, aslan gövdeli mitolojik yaratıktır.

APLİKE: Kumaş veya deriden kesilen şekillerin, başka bir kumaş, deri, keçe üzerine yapıştırılması ile oluşan süslemedir.

Kurganlarda bulunan en önemli eser Pazarlık’ta 5. Kurgan’da bulunan bir halı parçasıdır. Bu halı dünyanın en eski halısıdır.

KÖK TÜRK SANATI

Tarihte Türk adıyla bilinen ilk devlet Kök Türk Devleti’dir. Göktanrı’ya inanan Kök Türkler, göçebe yaşadıkları için mimari eserleri yoktur. Kök Türkler’ de heykelcilik gelişmiştir. Özellikle balbal adı verilen; Balbal soylu kişilerin ve hükümdarların mezarlarının yanına dikilen insan figürü şeklindeki taş heykeller çok önemlidir.

Heykel Sanatı: Türk heykel sanatının en önemli örneklerine Orhun Vadisi’nde yapılan kazı ve araştırmalarda rastlanmıştır.

 

Orhun Anıtları

Türk adının geçtiği ilk Türkçe metin ve Türk tarihiyle ilgili ilk yazıtlar olup Kök Türk alfabesiyle yazılmıştır. Danimarkalı bilim adamı Wilhelm Thomsen bu metinleri 1893 yılında çözmeyi başarmıştır. Orhun Anıtları; Vezir Tonyukuk, Kültigin ve Bilge Kağan adına dikilmiştir.

  • Tonyukuk Anıtı:Bilge Kağan’ın ünlü veziri Tonyukuk, anıttaki yazıtları kendi ağzından yazdırmıştır. Çin ile yapılan savaş ve ünlü vezirin yaşam öyküsü anlatılmıştır.
  • Kül Tigin Anıtı: Anıt, büyük bir kaplumbağa heykelinin üzerine oturtulmuştur. Bilge Kağan bu anıtı ordularının komutanı olan ağabeyi Kül Tigin adına diktirmiştir.
  • Bilge Kağan Anıtı: Bilge Kağan’ın ölümünden sonra, onun anısına dikilmiştir. Bilge Kağan’ın yer aldığı dönemin olayları, katıldığı savaşlar Çince ve Türkçe anlatılmıştır.

UYGUR SANATI

Uygurlar, Gök Tanrı dininden sonra, Budizm ve Mani dinini benimsemişlerdir. Uygurlar kâğıtlarını kendileri yapıyor ve kamış kalem kullanıyorlardı. . Geliştirdikleri edebiyat; ilahiler, vaazlar ve efsaneler bakımından çok zengindir. Sekiz Yükmek Uygur edebiyatının çok önemli bir öykü örneğidir. Uygurlar yerleşik hayata geçen ilk Türk toplumu olarak bilinmektedir. Bu da o zamana kadar olmayan mimarinin ve tarımın gelişmesinde büyük bir etkendir.

Mimari

Ordu-Balık, Turfan, Bezeklik ve Hoça’da yapılan kazılarda, etrafı surlarla çevrilmiş kentler ve kaleler ortaya çıkarılmıştır. Bu kentler kanalizasyon sistemiyle donatılmış ve toprak arklarla da sulanmıştır. Kare yapıların üzerleri kubbeyle örtüldüğü zaman, köşelerde kalan boşluklar Türk Üçgeni adı verilen mimari elemanla kapatılmıştır ki bu uygulama ilk kez Uygur mimarisinde görülür.

Heykel: Uygur heykellerinin başlangıcı, Göktürklerdeki balballara dayanmaktadır. Taş, alçı, ahşap ve bronz türü malzemelerden yapılmış bu heykellerde Uygurlar zaman içinde tüm etkilerden kurtulup kendi özgün heykellerini yaratmışlardır.

Resim: Eski Türk resim sanatı dendiği zaman ilk akla gelen Uygur sanatçılarıdır. Eski Türk resminin en eski örnekleri, Uygur kentlerinde bulunan Budist ve Maniheist duvar resimleri ve minyatürleridir.

Tezhip: Kitap kenarlarını altın yaldızla süsleme sanatıdır.

2 KONU - ORTA ASYA TÜRK ÇADIR SANATI Çadır, göçebe yaşayan Türkler için çok önemlidir. Orta Asya’da taşınabilir bir konut özelliği olan çadırların yapımında ağaç çubuklar, keçe ve ip kullanmışlardır. Çadırın kubbesinin ortası havalandırma ve ışık için açıktır.

TÜRBE: Üzeri kubbe ile örtülü mezar yapılarıdır.

KÜMBET: Üzeri konik veya piramit çatıyla örtülü mezar yapılarıdır.

ÜNİTE 2 - TÜRK VE İSLAM MİMARİSİ 1 KONU - İSLAM MİMARİSİNİN GELİŞİMİ İslamiyet dünyanın en önemli bir bölümüne yayılmış evrensel dinlerden biridir. İslamiyet’in doğuşu ve yayılışı tarihî bir olaydır ve önemli bir süreçtir. İslam mimarisini incelerken yapı tiplerinden yola çıkarak, dönemler bazında bu yapıların hangi aşamalardan geçtiğini göreceğiz:

  • Hz. Muhammed Dönemi
  • Dört Halife Devri
  • Emeviler
  • Endülüs Emevileri
  • Abbasiler
  • Fatımiler
  • Memlükler
  • Karahanlılar
  • Gazneliler
  • Büyük Selçuklular
  • Türkiye (Anadolu) Selçukluları
  • Beylikler
  • Osmanlılar

2 KONU - DİNİ MİMARİ Hz.Muhammed döneminde yapılan ilk camiler, küçük boyutlu ve mescit özelliğinde olan yapılardır. Bunlar mimari ve süsleme açısından çok dikkat çekmezler. Mescid-i Nebevi Hz. Muhammed ‘in Medine’ye hicretinden hemen sonra ashabıyla beraber bina ettiği mescittir. Medine’ye varmadan önce Kuba köyünde 3-4 gün kalmış ve burada Kuba Mescidi’ni yaptırmıştır.

Emeviler Dönemi: İlk Emevi Halifesi Muaviye, devlet merkezini Şam olarak belirlemiştir. Mimaride Antik Çağ, Bizans dönemi etkileri görülür. Emevi camilerinin en güzel örneklerini şöyle sıralayabiliriz:

  • KAYREVAN SEYDİ UKBA CAMİİ: Kuzey Afrika’ daki ilk İslam şehri olan Keyrevan’da Emeviler tarafından yaptırılmıştır.
  • ŞAM EMEVİYE CAMİİ: Halife 1. Velid tarafından bir kilisenin kalıntıları üzerine yaptırılmıştır.
  • KUBBET-ÜS SAHRA: Halife Abdülmelik tarafından yaptırılmıştır. Sekizgen planlı ilk ve tek camidir. Diğer adı Hz. Ömer Camii’dir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde onarım geçiren caminin bozulan çinileri İznik çinileriyle değiştirilmiştir.
  • MESCİD-İ AKSA: Emeviler döneminden kalma en önemli yapı olarak nitelendirebiliriz. Kudüs’te Harem-i Şerif olarak bilinen alan üzerinde 702 yılında Halife Abdülmelik tarafından inşa ettirilmiştir.

İspanya’da Endülüs Emevileri: Bu dönemde Kordoba, mimari alanda Avrupa’nın en önemli şehri olmuş ve bir kültür şehri olarak dikkat çekmiştir.

  • KORDOBA CAMİ: Kırmızı tuğla ve beyaz taşlarla yapılan kemerler camiye değişik bir görünüm katmıştır.

Abbasiler Devri: Bağdat, İslam devletinin merkezi olmuştur. Mimaride malzeme olarak tuğla ve kerpiç kullanmışlar, camilerini kûfe planlı yapıp, avluyu revakla çevrelemişlerdir.

  • SAMARRA ULU CAMİİ: Abbasi halifesi Resim 02.11 Samarra Ulu Camii Minaresi Mütevekkil tarafından yaptırılmıştır. Yapıdan günümüze sadece minaresi sağlam gelebilmiştir.
  • TOLUNOĞLU CAMİİ: Mısır’da ilk Tolunoğlu Camii – Kahire Türk Devleti’ni kurmuş olan Tolunoğlu Ahmet tarafından Kahire’de yaptırılmıştır.

Memlükler Dönemi

  • BAYBARS CAMİİ: Kahire’de yaptırılan cami Memluk sultanlarının yaptırdığı camiler arasında günümüze ulaşanların en eskisidir. ürklerin İslamiyet’i kabulüyle birlikte, Asya’da kurulan ilk Müslüman Türk devletleri olan Karahanlılar ve Gazneliler yaptıkları eserlerle Türk-İslam sanatının öncüsü olmuşlardır.

Karahanlılar Dönemi: Türk kültürü ve tarihi için çok önemlidir. Uygur Türkleri tarafından Türkistan’da kurulmuş ilk Müslüman Türk Devleti olan Karahanlılar’ın başkenti Balasagun’dur. Karahanlı camilerinde kubbe; örtü sistemi olarak ön plana çıkar.

Gazneliler: Türk sanatı özellikleriyle, Hint ve İslam sanatının birleşimini görürüz.

  • LEŞGER-İ BAZAAR CAMİİ:yy.da Afganistan’da inşa edilmiştir. Mihrap önünde kubbe yer alır.

Büyük Selçuklular: Karahanlı ve Gazneliler’ in sanat ve kültür alanında başlattıkları gelişmeleri sürdürerek, mimaride dört eyvanlı planı geliştirmişlerdir. Selçuklu camileri genel olarak Mescid-i Cuma adını alır ve bulunduğu şehirle anılır.

  • ISFAHAN MESCİD-İ CUMA: Caminin en önemli kısımları Melikşah zamanında yapılmıştır.

Türkiye Selçukluları: Anadolu’da önemli sanat eserleri meydana getirmişlerdir. Merkezleri Konya’dır. Türkiye Selçuklu sanatı; Karahanlı, Gazneli ve Büyük Selçuklu sanatlarından ve Anadolu’da daha önce yaşamış uygarlıklardan etkilenmiştir.

DİYARBAKIR ULU CAMİİ: Transept planlı camilerin en önemli örneğidir. Anadolu’da yapılmış Türk camilerinin ilki olması bakımından da çok önemlidir.

KONYA ALAEDDİN CAMİİ: slam sanatının ilk ve özgün plan şeması olan kûfe plan uygulanmıştır. Yapımı oldukça uzun sürmüş, Sultan Rüknettin zamanında yapımına başlanmış, Alâeddin Keykubat zamanında tamamlanmıştır.

DİVRİĞİ ULU CAMİİ VE ŞİFAHANESİ: Külliye (yapılar topluluğu) şeklinde inşa edilmiştir. Bazilikal planlı camilerin Anadolu’daki en önemli ve ilk örneklerindendir.

3 KONU - OSMANLI CAMİLERİ Erken Dönem

  1. Tek Kubbeli Camiler

İznik Hacı Özbek Camii , İznik Yeşil Camii

  1. Ters T Planlı Camiler

Bursa Orhan Bey Camii, Bursa Hüdavendigar Camii, Bursa Yeşil Camii

  1. Çok Kubbeli Camiler

Bursa Ulu Camii, Edirne Eski Camii

  1. Merkezi Kubbeli Camiler

-Edirne Üç Şerefeli Camii

  1. Klasik Döneme Geçiş Camileri

İstanbul Fatih Camii,Edirne Beyazıt Camii

Klasik Dönem

1.Mimar Sinan Öncesi Dönem

İstanbul Bayezit Camii

2.Mimar Sinan Dönemi

İstanbul Şehzade Camii (Çıraklık), İstanbul Süleymaniye Camii (kalfalık), Edirne Selimiye Camii (Ustalık)

3.Mimar Sinan Sonrası Dönem

İstanbul Yeni Cami ve Külliyesi, İstanbul Sultan Ahmet Camii

4 KONU - Geç Dönem

1.Lale Devri

Nevşehirli Damat İbrahim Paşa Camii

2.Türk Barok Ve Rokoko Devri

İstanbul Nuru Osmaniye Camii, İstanbul Laleli Camii

3.Türk Ampir Üslubu Devri

İstanbul Nusretiye Camii, İstanbul Ortaköy Camii, Dolmabahçe Camii

4.Seçmeci (Eklektik) Devir

İstanbul Hamidiye Camii, İstanbul Aksaray Valide Camii

5.Neoklasik Dönem

İstanbul Bostancı Camii, İstanbul Bebek Camii

 

Mimar Sinan’ın Mimari Anlayışı

  • Yaptığı eserlerin planlarını bulundukları şehrin, mahallenin ve çevrenin düzenini bozmayacak şekilde yapmış ve uygulamıştır.
  • Yapıların konumu bulunduğu çevrenin bitki örtüsüyle uyumludur.
  • Merkezi kubbeli yapı sorununu çözmüş ve camilerde harimiyi tek, büyük bir kubbeyle örtmeyi başarmıştır.
  • Merkezi kubbeler, yarım kubbe ve eksedra adı verilen çeyrek kubbelerle uyum içinde desteklenmiştir. Böylece yapıda anıt görünümü ortaya çıkmıştır.
  • Kullandığı malzemeyi ve süsleme unsurlarını dengeli bir biçimde kullanmış, aşırılıktan ve abartıdan kaçınmıştır.
  • Yapılarında ışık, ses ve estetik en üst seviyede ve ideal ölçüdedir.

5 KONU - TÜRBE VE KÜMBETLER İslam mimarisinde ilk türbe Abbasi Dönemi’nde görülür. Bu türbe Kubbet-üs Süleybiye’dir.

KUBBET-ÜS SÜLEYBİYE: : İslam sanatının ilk türbesi olan yapı, Samarra şehrindedir. İç içe iki sekizgen duvardan ve ortada bir kubbeden oluşur. Türbenin toplam 12 kapısı vardır.

Memlük Dönemi: Külliye yapımı görüyoruz.

SULTAN HASAN TÜRBESİ: Bu türbede Selçuklu izlerini görmek mümkündür. Bir külliyenin parçasıdır. Medrese ve türbe birleştirilmiştir.

Karahanlılar Dönemi: Anıtsal mezar mimarisi çok önemlidir

ARAP ATA TÜRBESİ: Karahanlı döneminden kalan en eski türbedir.

AYŞE BİBİ TÜRBESİ: 11.yy.ın sonunda Özbekistan -Talas’ta inşa edilmiştir. Sultan Alparslan’ın kızı ve Karahanlı hükümdarının eşi Ayşe Bibi Hanım’a aittir.

Gazneliler Dönemi: türbeler kare planlıdır ve kubbe ile örtülüdür. Kubbeye geçişlerde Türk üçgeni kullanılmıştır.

ASLAN CAZİB TÜRBESİ: Tus Valisi Aslan Cazib’e ait türbedir.

TAC MAHAL: Hindistan’ın Agra kenti yakınlarında, Hint-Türk İmparatoru Şah Cihan’ın ölen karısı Begüm Mümtaz Mahal için yaptırdığı büyük türbedir. Şah Cihan da burada gömülüdür. Yapının baş mimarı Muhammed İsa Efendi’dir.

Büyük Selçuklular Dönemi: Mezar anıtları kümbet ve türbe olarak iki değişik formda inşa edilmiştir

KÜMBED-İ SURKH: Yapı malzemesi kırmızı tuğla olup, aynı zamanda tuğla dekorasyonu dikkat çeker.

SULTAN SENCER TÜRBESİ: Türkmenistan’ın Merv şehrindedir. Son Selçuklu Sultanı Sencer için yapılmış olup mimarı Muhammed Atsız’dır.

Türkiye Selçukluları Dönemi: Mezar anıtları, Büyük Selçuklu dönemindeki türbe ve kümbetlerle aynı özellikleri gösterir.

TERCAN MAMA HATUN KÜMBETİ: Anadolu’daki en önemli mezar anıtlardan biridir. Tamamen kesme taştan yapılmış olup, plan özellikleri açısından tek örnektir.

KAYSERİ DÖNER KÜMBET: Portal’ın sol üstünde Anadolu Selçuklu arması olan çift başlı kartal ile aslan figürü dikkat çeker.

KONYA II. KILIÇASLAN KÜMBETİ: Gövdesi ongen şeklindedir. Duvarları kesme taş olup, içinde 8 adet çini kaplı lahit bulunmaktadır.

Osmanlı Dönemi: Özellikle Beylikler dönemi ile Osmanlı’nın erken dönemi adeta birbiri içine geçmiş gibidir ancak Osmanlı türbelerinde genellikle kripta (mezar odası) bölümü bulunmaz ve genellikle giriş kısmı revaklıdır.

BURSA YEŞİL TÜRBE: Yapımına Çelebi Sultan Mehmet zamanında başlanmış, II. Murat zamanında tamamlanmıştır.

İSTANBUL MAHMUT PAŞA TÜRBESİ: Mozaik çini tekniğinde olup, Selçuklu çini geleneğinin son örneğidir.

İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN TÜRBESİ: Mimar Sinan’ın bu türbeyi Kanuni Sultan Süleyman için Süleymaniye Cami’nin avlusuna inşa etmiştir.

İSTANBUL HÜRREM SULTAN TÜRBESİ: Kanuni Sultan Süleyman’ın eşi olan Hürrem Sultan için, Mimar Sinan tarafından yapılmıştır.

İSTANBUL SULTAN II. MAHMUT TÜRBESİ: Osmanlı padişahı Abdülmecid’in babası II. Mahmut için İstanbul’da inşaa ettirdiği bu türbeye sonradan diğer Osmanlı padişahları ve bazı hanedan üyeleri de defnedilmiştir.

MİNARELER

İslam mimarisinde ibadethanelerin önemli bir ayrıntısı olan minarelerin öncelikle kelime anlamına bakmak gerekir. Arapçada sözlük anlamı “ışık” veya ateş çıkan ya da görünen yer” anlamındaki menâre yapı olarak aşağıdan yukarıya doğru şu kısımlardan oluşur:

  • Pabuç: Kürsü ile gövde arasındaki geçit kısmı
  • Gövde: Pabuç ile şerefe arasındaki bölüm
  • Kürsü: Üzerine minare gövdenin pabuç vasıtasıyla oturduğu taban.
  • Şerefe: Müezzinin ezan okurken dolaşabilmesi için yapılmış balkon.
  • Petek: Şerefenin üzerindeki gövde.
  • Külah: Minarenin tepesindeki konik çatı.
  • Alem: Minarenin en üst kısmındaki madeni hilal

6 KONU - SİVİL MİMARİ MEDRESELER

Medrese; Müslüman ülkelerde orta ve yükseköğrenimin yapıldığı eğitim kurumlarının genel adıdır. Türk-İslam Devletlerinde medrese geleneği Karahanlılarla başlamış, böylelikle eğitim belli bir düzene oturtulmuştur. Bu dönemde medrese yöneticilerine fakih, öğretmenlerine ise müderris denir.

Karahanlılar Dönemi: İlk medrese Tuğbaç Buğra Han tarafından yaptırılmıştır.

Memlükler Dönemi: Sultan Hasan Medresesi

Büyük Selçuklular Dönemi: İlk Selçuklu Medresesi Tuğrul Bey tarafından Nişabur’da açılmıştır. En büyük medrese ise Sultan Alparslan döneminde vezir Nizam-ül Mülk tarafından açılan Bağdat’taki Nizamiye Medresesi’dir. Nizamiye Medresesi Türk eğitim tarihinde bir dönüm noktasıdır.

Türkiye Selçuklu Dönemi: Konya Karatay Medresesi,  Sivas Gök Medrese

Osmanlı Dönemi: İznik Süleyman Paşa Medresesi, İstanbul Şehzade Mehmet Medresesi

7 KONU - KERVANSARAYLAR (HANLAR-RİBATLAR) Kervansaray; Orta Çağ Türk-İslam dünyasında ticari ve dinî amaçla seyahat eden ve kervan adı verilen grupların konakladıkları mekanlardır. Bunlar çok boyutlu fonksiyonları olan köklü sosyal ve ticari kurumlardır.

Karahanlılar Dönemi: İlk Türk kervansarayını Karahanlılar inşa etmiştir. Ribat adı verilen bu yapılar sınırlarda ve ticaret yolları üzerinde güvenlik ve konaklama ihtiyacını karşılamak için yapılmışlardır.

  • RİBAT-I MELİK: KarahanlıResim 02.107 Ribat-ı Melik (Semerkant-Merv) lardan kalan en önemli mimari eserdir. Bunun dışında; Akçakale Kervansarayı, Dehistan Kervansarayı ve Kurtlutepe Kervansarayı da Karahanlı kervansaraylarına önemli birer örnektir.

Büyük Selçuklular Dönemi: Ticaret yolları üzerine kervanların konaklaması, güvenliğin sağlanması amacıyla ribat adı da verilen kervansaraylar inşa etmişlerdir.

  • RİBAT-I ŞERİF: Hatun tarafından Nişabur-Merv yolu üzerine yaptırılmıştır. Selçuklu kervansaraylarının en önemli örneğidir.

SARAYLAR

BÜYÜK SELÇUKLU: Merv şehrinde harabe durumunda bir saray kalıntısı

TÜRKİYE SELÇUKLU: Konya II. Kılıçarslan Köşkü, Beyşehir Kubad Abad Sarayı

BEYLİKLER: Menteşeoğlu Orhan Bey’in Peçin’de inşa ettirdiği saray

GAZNE: Leşger-i Bazar Sarayı

EMEVİLER :Kuseyr-Amra Sarayı, Kasr’ül Hayr’ül Garbi, Meşatta, Hırbetü’l Mefcer

ABBASİLER: Uheydir Sarayı, Balkuvara Sarayı

KARAHANLI: Tirmiz Sarayı

OSMANLI: İstanbul Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, Ağrı Doğu Beyazıt İshak Paşa Sarayı, Yıldız Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Çırağan Sarayı.

 

Emeviler: Halifeler bu sarayları yönetim merkezinin dışında yaptırmışlardır.

MEŞATTA SARAYI: Kudüs yakınlarındadır. Saray kare planlı olup, dış duvarları kulelerle desteklenmiştir.

Gazneliler Dönemi: Tuğla temelli ve kerpiç duvarlı avlu etrafında dört eyvanlı plan uygulanmıştır. En önemli bölümler tören ve kabul salonlarıdır.

  • LEŞGER-İ BAZAAR SARAYI: Afganistan’ın Bust şehrindeki yapıyı Gazne Sultanı I. Mesut yaptırmıştır.

Türkiye (Anadolu) Selçuklu Dönemi: İnşa edilmiş saraylar günümüze büyük ölçüde harap olarak gelmiştir.

  • KONYA II. KILIÇARSLAN KÖŞKÜ: Günümüze sadece doğu duvarı gelebilmiş ve bir şemsiyeyle koruma altına alınmıştır.
  • BEYŞEHİR KUBADABAD SARAYI: Alaeddin Keykubat yazlık saray olarak Beyşehir Gölü kıyısına inşa ettirmiştir. Sarayda yapılan kazılarda tersane ve av hayvanlarına ayrılmış, çinilerle çevrilmiş bir bölümün kalıntısına da rastlanmıştır.

Osmanlı Dönemi: Günümüze ulaşan saraylar, kasrlar ve köşkler arasında az sayıda örnek vardır çünkü İstanbul’dan önce Osmanlı’ya başkent olmuş İznik, Bursa, Edirne’den çoğu örnek günümüze ulaşamamıştır.

  • İSTANBUL TOPKAPI SARAYI: Fatih Sultan Mehmet tarafından Sanat Tarihi 2 81 2. Ünite Türk ve İslam Mimarisi yapımına başlatılmıştır. Günümüzde müze olarak ziyarete açıktır ve dünyanın en zengin müzelerinden biridir.
  • DOLMABAHÇE SARAYI: Saray, Sultan Abdülmecid tarafından yaptırılmıştır.
  • AĞRI DOĞU BAYAZIT İSHAK PAŞA SARAYI: Osmanlılar tarafından Doğu Anadolu’da inşa edilmiş olup bir külliye görünümündedir. Son devir saraylarının en ünlüsüdür. Sıcak, soğuk, atık su kanalları olan saray, Osmanlıların ısıtma sistemi olan ilk yapısıdır.

ÇEŞMELER

Osmanlılarda kent meydanlarında ve sokak aralarında halkın su ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılmış su yapılarıdır.

  • SULTAN III. AHMET ÇEŞMESİ: Bol çiçek motifli süslemeleri, Lale Devri özelliklerini yansıtır. Anıtsal çeşme mimarisinin en güzel örneklerinden biridir.

HASTANELER (DAR’ÜŞ-ŞİFALAR)

Dar’üş-şifa, şifahane olarak da bilinir. İslam ülkelerinde hastaların tedavi edildiği sağlık kurumlarıdır. İslam devletlerinde ilk Dar’üş-şifa 707’de Şam’da Emevi Halifesi Velid bin Abdülmelik tarafından kuruldu. Bazı kaynaklara göre ilk Büyük Selçuklu Dar’üş-şifasını Vezir Nizam-ül Mülk Nişabur’da yaptırdı. Osmanlılar yeni Dar’üş-şifaları genellikle yeni fethettikleri kentlerde yaparlardı ki ilk Osmanlı Dar’üş-şifası Bursa’dadır.

KÜLLİYELER

Değişik fonksiyonlardaki birkaç yapının (cami, medrese, türbe, dar’üş-şifa gibi) bir arada yer alması ile oluşan yapılar topluluğudur. Genellikle cami etrafında yer alan yapılar grubudur.

ASKERİ MİMARİ

Tarihin erken dönemlerinden itibaren kale mimarisi, askerlik ve teknik ilerlemeye paralel olarak gelişmiştir. Tarih boyunca askerî mimarinin en önemli yapı tipi olan kaleler, genellikle şehirlerin etrafı, yol kavşağı gibi stratejik öneme sahip yerlere arazinin doğal durumuna uygun olarak inşa edilmiştir. Osmanlılar stratejik bakımdan önemli olan yerlerde, başta Çanakkale ve İstanbul Boğazı olmak üzere, kaleler inşa etmiştir.

TÜRK İSLAM MİMARİSİNDE ETKİLİ OLAN MİMARLAR

MİMAR SİNAN: Koca Mimar Sinan Ağa olarak da bilinir. Resim 02.146 İstanbul Süleymaniye Cami I. Süleyman (Kanuni Sultan Süleyman), II. Selim ve III. Murat dönemlerinde görev yapmıştır.

MİMAR KEMALEDDİN: Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın önde gelen isimlerinden biridir. Onlarca eserinden bazıları Laleli’deki Tayyare Apartmanları, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Kütüphanesi, Filibe Gar Binası.

ÜNİTE 3 - GELENEKSEL SANATLARIMIZ 1 KONU - GELENEKSEL SANATLAR  El sanatları, sanat eseri özelliklerine sahip olsalar da olmasalar da toplumun ihtiyacını karşılamak üzere ortaya çıkmışlardır. Bu ihtiyaçlar; toplumların ekonomik, kültürel ve sosyal yapılarına göre farklılıklar gösterir.

ÇİNİ SANATI

Mimaride yüzey kaplaması olarak kullanılan, fırınlanmış, çeşitli motif ve renkteki sırlı, pişmiş toprak malzemeye çini denir. Çininin asıl malzemesi kildir. Yabancı malzemelerden temizlendikten sonra çamur hâline getirilip, dinlendirilir. İşlenecek kıvama geldikten sonra, ister el ile ister kalıpla şekillendirilir ve kurutulur.

SERAMİK(KERAMİK)

Anadolu Selçuklu seramik sanatının kaynağı Büyük Selçuklu sanatıdır.Bu devir seramiklerinde; firuze, mavi, kahverengi gibi renkler kullanılmış olup, bitkisel motifler ile insan ve hayvan figürleri kullanılmıştır

HALI SANATI

Halı; serilmek veya duvara asılmak için çoğunlukla yün, bazıları ipek veya pamuk iplikten yapılmış,kısa tüylü dokumalara verilen isimdir. Halı tezgahları, birbirine paralel ve ok adı verilen iki ağaç direkten oluşur. Hatta sentetik iplik kullanımı bile dokumalara girmiştir.

MİNYATÜR SANATI

El yazması kitaplarda yer alan çok renkli, küçük boyutlu, derinlik ve ışık-gölge tekniklerinin uygulanmadığı stilize resimlerdir. Süsleme özelliğinin yanı sıra,anlatımı kolaylaştıran bir ifade aracıdır. Minyatür ustasına nakkaş, minyatürlerin yapıldığı atölyeye ise nakkaşhane adı verilir.

HAT SANATI

Güzel yazı yazma sanatıdır. Yazı sadece kitaplarda değil, kitabe, seramik kaplar, madeni eşyalar ve mimari ögeler üzerinde de yer alır. Hat sanatında harflerin şekillerine, boyutlarına, işaretlerine(hareke) ve kullanıldıkları yerlere göre yazı çeşitleri oluşmuştur.

EBRU SANATI

Geleneksel Türk sanatlarından biri olan ebru, yoğunluğu kitre gibi maddelerle artırılmış, su yüzeyine toprak boyalarla at kılından fırça kullanılarak yapılan işlemdir. Ebru çoğunlukla cilt işinde kullanılır. Kesin olarak bilinmese de araştırmacıların ortak kanaati ilk olarak Türkistan’da yapıldığıdır. İran’a, oradan da Osmanlı’ya geldiği bilinmektedir. Bilinen en eski ebru sanatçısı Şebek Mehmet Efendi’dir.

TEZHİP SANATI: Altın ile süsleme anlamına gelir. Arapça bir kelimedir. Ferman, berat, Kur’an ayetleri gibi değerli evrak ve levhaların yüksek manevi değerini ifade etmek amacıyla icra edilen bir sanattır.

CİLT

Bir mecmua(dergi) veya kitabın yaprakları ve sırasını bozulmadan bir arada tutabilmek için yapılan koruyucu bağa cilt denir. Cilt Arapçada deri anlamına gelmektedir. Cilt ustasına mücellit adı verilmektedir.

KAT’I SANATI

Türklerin süsleme sanatlarından biridir. Kâğıt ve deri oymacılığı sanatıdır. İslamiyetten önce Türklerin edindiği bir kültür birikimidir.

Tarihsel Gelişimi İçinde Türk Çini Sanatı

Çiniyi Türk Mimarisinde ilk kez Uygurlar kullanmıştır. Gazne saraylarında yapılan kazılarda ortaya çıkan çinilerde, Uygur çinileriyle benzerlik gösterir. İznik, Kütahya ve İstanbul çini merkezleridir. Firuze, sarı, lacivert, beyaz, yeşil, kahverengi ve kırmızı en çok kullanılan renklerdir.

19 ve 20.yy.Türk Resim Sanatı Türk Sanatı

Uygur minyatürleriyle başlayan süreç,18.yy. ortalarından itibaren yerini batı anlayışında resim sanatına bırakmaya başlamıştır. Batı tarzında resim, Sultan Abdülaziz’in emriyle Avrupa’ya gönderilen çoğu askerî okul öğrencisinin aldığı eğitim sonucu ülkemizde ürünlerini vermiştir. Şeker Ahmet Paşa, Süleyman Seyyid Bey, Osman Hamdi Bey ve Hüseyin Zekâi Paşa Avrupa’da eğitim alıp,Türkiye’de resim sanatının gelişimine katkı sunan sanatçılardır. Ayrıca Osman Hamdi Bey, ülkemizde bilimsel anlamda müzecilik çalışmalarını ilk yapan kişidir. Daha sonraki dönemlerden günümüze kadar Türk ressamları çeşitli çalışma grupları oluşturarak eserlerini meydana getirmiş ve Türk Resim Sanatı’nın gelişimine katkı sunmuşlardır.

Açık Lise 1. Dönem Kayıt Yenileme Son Gün
09 - EKİM - 2020